30 Kasım 2013 Cumartesi

Love Story

Aşk!
Mucizevi kelime!
İçinizi kıpır kıpır eden, kalbinizin hızlanmasını sağlayan ve kelebekleri midenizde uçuşturan şey.

Kimsenin tam olarak tanımını yapamadığı ama herkesin anlamını bildiği,
Somut bir şey gösteremediği ama zihninde birinin imgesinin oluştuğu,
Anlatılamayan, her yerde aranan, lakin pek bulunmayan bir histir Aşk!

Bazı insanlar tek olduğunu iddia eder, bazıları tekrar tekrar aşık olur.
Bulunmaz hint kumaşıdır aslında herkesin aradığı
Ama başımızı çevirdiğimiz her yerdedir.
Hava gibi gerekli olandır,
Çölde ki su gibi bulunmayandır.

Benim hikayem hem herkesle aynı, hemde evrende eşsiz.
Ve bitmiş olan bir öykü aslında o yüzden sadece zihinlerde, hatıralarda hep güzel anılarla...


Buyrun size bir aşkın öyküsü, benim hiç yaşayamayacağım ama sizin geleceğiniz olabilecek bir öykü aslında!


28 Kasım 2013 Perşembe

Var mı?



Akıllara kazınan bir sahne!
Hiç düşündünüz mü böyle bir aşk var mı?
Ben çok düşündüm ama cevabını hiç bulamadım...




Bir de o eşsiz müzik!

26 Kasım 2013 Salı

Arkadaşlar arasında aşk hayatı!

Friends dizisinden minik bir sahne! 












Hep böyle olmaz mı zaten? :)

25 Kasım 2013 Pazartesi

The Doctor

Geçen gün Doktor'un günüydü. İlk başladığı tarih. Son sezon bölümlerine ben geçen gün başlamıştım ve baya ilerledim. Şimdiye kadar gördüğüm en tatlı ve güzel Doktor kızıyla Doktor arasında geçen konuşmada bahsedilenlerden sonra neden Doktor'u bu kadar benimsediğimi anlamamı sağladı.

Hisler ve dilimizden dökülen kelimeler hiç bir zaman birbirini karşılayamazlar biliyorum fakat anlatmaya çalışayım.

Arkadaşlık!
Dostluk!
Eğlence!
Bilgi!
Gerekli olma duygusu!
Yardım etme duygusu!
Pişmanlık!
Merak!
Ve Sevgi!
Belki bir tutam da çılgınlık ekleyebiliriz ama iyi anlamda! ;)



İşte hislerim bunlar ben onu her izlediğimde kendimden bir parça buluyorum. Yukarıdaki kelimeler sizde ne çağrıştırıyor bilmem mümkün değil ama benim için The Doctor!


MS

Havanın yağmurlu olması!
Sabahın hiç gelmemiş olması ve günlerden pazartesi sabahında olduğumuzu düşünürsek.
Günün ne kadar lanetli olabileceğini tahmin edebiliyorsunuz. Hatta pazartesi sendromu diye bir terim var artık.
Bütün bunlara rağmen yağmur altında gezinmeyi seven ben bir çocuk gibi okul servisini beklerken dilimde English men in New York! sözlerini mırıldanıyorum. Bir ara sesim yükseldi sanırım çevredekilerden tuhaf bakışlar kaptım hemen :D

MS bizim servis! Bindiğimde kitabımı unutmuş olmanın üzüntüsü, ve anahtarlığımın yanımda olmaması tabletten dizi izleyemeyeceğim anlamına da geliyordu. CSI'ı izliyorum bu aralar yol boyunca ama her şey usbde. Durum bu olunca geriye bir seçenek kalıyordu radyo.

Genellikle yabancı müzik dinlememe rağmen dinlenecek bir tek müzik bulamamam bir ton radyo arasından şaşırtıcı geldi. Türkçe müziklere geçmemle beraber de djlerin yağmur moduna kapılmalarıyla bende servis için de direk o ruh haline dahil buldum kendimi.

İşte yağmur şarkıları









Bunlara ek olarak ta benden bir yağmur şarkısı daha ekleyelim!


23 Kasım 2013 Cumartesi

The Day of the Doctor!

Doctor Who severek izlediğim bilim kurgu dizilerinden bir tanesidir. İçinde uzay, zaman yolculuğu ve çeşitli yaratıklar varsa sevmeme ihtimalim yok gibi.  İlk defa 1963 yılında başlayan dizi son Doktor'a gelmiş bulunmakta (yani ben 12. doktorda biteceğini hatırlıyorum ama bir değişiklik olur umarım! )

Bugün dizinin ilk yayınlandığı günün 50. yılı ve bunun şerefine google doctor who doodlesi yayınladı. Oyunu bitirme sürem 17.49 sizde bir deneyin :)

Ve hiç unutmayın!
I'm the Doctor! Trust me! ;)












20 li yaşlar

Bir arkadaşımın paylaştığı yazıda 20'li yaşlarımızda yapmamız gereken bazı durumlardan bir liste oluşturulmuş 20 maddelik bu listeye bir göz atmanızı tavsiye ederim ben yolun yarısına gelmiş olmam ve yaklaşık olarak yarısını yapmış olmam idare eder bir durumda ilerlediğimi gösteriyor sanırım :)

********

20'li Yaşlarınızda Başarmanız Gereken 20 Şey

20'li yaşlar hayatımız için inanılmaz önemlidir. Yetişkin bir insan olduğumuz ve karakterimizin şekillendiği yıllardır. Bu yaşlarda elde edilen alışkanlıklar hayatımızın geri kalanında da muhtemelen bizimle beraber olacaktır. 30'lu yaşlarınızda nasıl bir insan olacağımızı 20'li yaşlardaki alışkanlıklarınız belirleyecektir.
İşte tam bu yüzden kendimize bir çeki düzen verip, dışardan birisiymiş gibi kendimizi eleştirmemiz lazım.
Sizin için 20'li yaşlarda başarmanız gereken 20 şeyi derledik...
20 - Geçmişi geçmişte bırakın ve geleceğe bakın!
29 yaşınıza geldiğinizde geçmişte bir çok başarısızlığınız olduğunu farkedeceksiniz, ancak daha da önemlisi gelecekte başaracağınız daha çok fazla şeyin olduğudur. Geçmişe takılı kalmayın, hemen hedeflerinizi belirleyip bu hedefler doğrultusunda aksiyon almaya başlayın!
19- Artık bir yetişkin olduğunuzun farkına varın!
27 yaşınıza geldiğinizde artık şunun bilincine tamamiyle varmış olmanız lazım. SİZ BİR YETİŞKİNSİNİZ! O şekilde davranın, ona göre hareket edin. Sorumluluk alın ve sorumluluk sahibi olun
18- Çevrenizi düzenlemeyi ve düzenli tutmayı alışkanlık haline getirin!
Atalarımız boşuna aslan yattığı yerden belli olur dememiş. Eviniz, odanız, ofisiniz, hatta bilgisayarınızın masaüstü sizin nasıl bir insan olduğunuzu gösterir. Vaktinizin büyük kısmını geçirdiğiniz bu ortamlarda huzurlu olmak için düzenli olun. Ve unutmayın, ister erkek olun ister kadın, düzensizlik karşı cinsi her zaman iter!
17- Vücudunuza ve Sağlığınıza Dikkat Edin
Egzersiz yapmak önemlidir. Artık o çok enerji harcadığınız, ne kadar yerseniz yiyin, vücut şeklinizin bozulmadığı çağlar geride kalmak üzere. Yaşlandıkça bunun önemini ve değerini daha çok hissedeceksiniz, o yüzden egzersiz yapmayı, yediğinize içtiğinize dikkat etmeyi şimdiden alışkanlık haline getirin
16- İyi Giyinmeyi Öğrenin
İyi giyinmek demek kıyafetlere binlerce lira harcamak demek değildir. Kadınlar topuklu ayakkabılara alışmalı, erkekler de takım elbiseyi iyi bir şekilde taşımalı. İşiniz bunu gerektirmeyebilir ama defalarca bu kıyafetleri giymeniz gereken durumla karşılaşacaksınız. Ayrıca güzel ve uyumlu giyinmek ikili ilişkilerde (flört veya günlük) çok önemlidir.
15- Para Biriktirmeye Başlayın
Damlaya damlaya göl olur.. Şimdiden para biriktirmeye başlayın. Hemen milyoner olmak zorunda değilsiniz ama 40'lı yaşlarınızda iyi bir yaşam sürmek istiyorsanız, para biriktirin.
14- Çevrenize Uyum Göstermeyi Öğrenin
İsyankar yıllarınız geride kaldı.. Herkes beni olduğum gibi kabul etsin asiliğini bir kenara bırakın. Herkes değişir, hepimiz değişeceğiz. Ve değişim süreklidir. İşinize, ilişkinize göre çevrenize ve karşınızdaki kişilere karşı uyum sağlamayı öğrenin. Buna direndikçe ileride daha fazla problem yaşayacaksınız. Kimse sizden karakterinizi kökten değiştirin, bambaşka insan olun diye birşey istemiyor. Sadece uyumlu olun..
13- İdeal Eşinizi Belirleyin
Bazıları aşkı tamamen kader veya şans olarak görür. Ama diğer bir yandan, sevme veya aşık olma bir karardır, tamamen şans eseri olan bir şey değil. İdeal eşinizi %100 karşılayacak birisiyle tanışamayabilirsiniz, ancak ilişkinizde ne isteyeceğinize ve nasıl biriyle birlikte olmak istediğinize karar verirseniz o kişiyi bulmak daha kolay olacaktır.
12- Ailenizi İhmal Etmeyin
Aile önemlidir. Üniversiteyi şehir dışında okumuş, işe başka bir şehirde başlamış olabilirsiniz. Ailenizle ilişkilerinizi ihmal etmeyin, yeni kuracağınız aileyi, köklü bir aile ağacı üzerine inşa etmek size her zaman huzur getirecektir. Unutmayın sizi koşulsuz şartsız seven sadece ailenizdir.

11- Arkadaşlarınızı Etrafınızda Bulunmasını İstediğiniz Kişilerden Seçin
Yakın arkadaşlar önemlidir, ama köklü bir arkadaşlık ilişkisi kurmak yıllar gerektirir. Hem zaten kim 30'undan sonra yeni arkadaşlıklar kuruyor ki? Artık o sürekli arkadaşlarınızla küstüğünüz, bozuştuğunuz yıllar geçti. Arkadaşlarınızı kırmamaya özen gösterin, onları etrafınızda tutun. Artık bir yetişkinsiniz ve onlara hiç ihtiyacınız olmadığı kadar ihtiyaç duyacaksınız!

10- Neyi Yapmaktan Hoşlandığınızı Keşfedin
Çok az sayıda şanslı kişi gerçekten sevdiği işi yapıyor. Neden siz bu az sayıda kişilerden olmayasınız? Ne üzerine çalışmak istediğinizi belirleyin ve 20'li yaşlarınızı bu iş için altyapı hazırlayarak geçirin. 30'lu yaşlarınızda işinizden sıkılırsanız ve bambaşka bir şey yapmak isterseniz, şunu unutmayın ki, kimse tecrübesiz 30 yaşında birini işe almaz..

9- Her zaman hayal ettiğiniz vücuda sahip olun!
Yaşınız ilerleyince bunu başarmak çok ama çok zor olacak. Üst maddelerde yazdığımız egzersiz işini biraz abartıp gerçekten kıskanılacak bir vücuda sahip olmamanız için hiç bir sebep ve engel yok.

8- Gündemi ve Önemli Olayları Takip Edin
Hayatı anlamak için gündemi ve önemli olayları takip etmek çok önemlidir. Düzenli olarak haberleri takip edin. Onedio.com'u her gün, günde bir kaç defa ziyaret edin :) Hayata karşı bir bakış açınız oluşsun, insanlarla konuşacak şeyleriniz olsun.

7- Düzenli Okumayı Alışkanlık Haline Getirin
Bu yaşa kadar getirmediyseniz, kendinize karşı çok büyük bir suç işlemişsiniz demek. Her zaman okuyun, yeni şeyler öğrenin

6- Hedeflerinizi Net Bir Şekilde Belirleyin
Hedeflerinizi belirlemezseniz, yerinizde sayarsınız. Döner dolaşır aynı çıkmaza takılırsınız. Nereye gitmek istediğinize 20'li yaşlarınızda karar verin ki, 30'lu ve 40'lı yaşlarda hedeflerinize ulaşın. Size mutluluk ve huzur getireceğine emin olabilirsiniz.

5- Borçlanmayın, Borçlarınızdan Kurtulun
Para biriktirmeye başlamadan önce borçlanmamayı öğrenmelisiniz. Ayağınızı yorganınıza göre uzatın. Borç öyle bir bataktır ki, borç almaya başladınız mı gerisi gelir, kurtulamazsınız.

4- Bankaya Para Koyun ve Unutun
Sizi çok tahrik eden değişik yatırım metodları olabilir. Borsa oynamak, süper bir fikri olan arkadaşınıza para vererek ortak olmak gibi. Bunları 30'lu yaşlarınıza bırakın. Daha çok paranız olduğu zaman daha kontrollü risk alabilirsiniz.

3- Yanlış İnsanlarla İlişki Yaşayın
Doğru insanı bulmak için, ve bulduğunuzu anlamak için yanlış insanlarla birlikte olmanız gerekir. Hata yapmaktan korkmayın, ilişkinizde sürüklenmeyin, ipleri elinize alın.

2- Kendi Evinizde Yaşayın
Ailenizle yaşamak veya ev arkadaşıyla yaşamak daha az maliyetli ve eğlenceli olabilir. Ancak herkes 20'li yaşlarında yalnız yaşamayı tecrübe etmeli. Kendinizi daha iyi tanımanızı ve ayaklarınız üstünde durmanızı sağlar. Hem evlendikten sonra bir daha bu fırsatı bulamayacaksınız..

1- Kendi Ayaklarınız Üstünde Durun
Başkalarına sırtınızı dayamayın. Ne kadar zor olursa olsun hayatta başarılı olmak için kendi kararlarınızı kendiniz vermeniz gerekecek. Kazandığınız paraya göre planlama yapın ve o planlara uymaya çalışın.


Alıntıdır!
Kaynak: Onedio

22 Kasım 2013 Cuma

Rüyalar

"İNEK OBASI UYAN!!!" sesiyle gözlerimi açtım ve telefonun tatil gününün sabahında açık kalan alarmını susturduğum gibi gözlerimi kapadım.



Romantik bir gezideydik,
Zümrüt yeşili gözleri, kıvır kıvır sarı saçları olan dünya güzeli bir kız vardı yanımda ismini hiç bilmediğim...
Bol ağaçlı bir parkta dolaşıyorduk, o heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatıyordu, sonra bir lunaparktaydık Gondolun en uc kısmında oturuyor ve kahkahalar içindeydik. Hissettiğim o mutluluğu anlatmak için kelimeler yetersiz kalır...

Bir ışık parlaması ve gök gürültüsü!

Yataktan hortladım. Hatta çizgi filmlerde ki kediler gibi az kalsın tavana yapışacaktım.

Rüya en güzel, en mutlu olduğum anda yarım kaldı ve üstüne de kocaman bir baş ağrısı! Rüya sırasında uyanmanın hediyesi diyelim.


Dün sabah saatlerinde de böyle olmuştu.

Bu sefer tanıdığım biriyle birlikteydim, sahil kıyısında yürüyorduk...
Havanın o karamsarlığı bize de vurmuştu sanki ama sohbet hoştu, sanki her şey ilk gün gibiydi. Çisildeyen yağmur, elimde bir şemsiye ve köprünün üzerine yürüyorduk tam ortasına geldiğimizde...

Uyandım!

Daha alarmın çalmasına dakikalar var ve bir daha yatmak istemedim.

Son iki haftadır rüya görmeye(hatırlamaya) başladım. Nedendir hiç bilmiyorum, bu yaşıma kadar bir iki rüya haricinde (hepsinde de ölmüşümdür)  rüya hatıram yoktur. Bu yüzden insanların rüyalarını dinlemekten çok hoşlanırım benim hiç yaşayamadığım bir durum olduğu için fakat benim bu rüyalarım geçmişe dönük hatıralar ve geleceğe dönük umutlardan oluşuyor sanırım.

Hayatta rüyalar gibi hep en güzel olduğu ve ya en kötü olduğu anda sonlanıyor ve rüyanın ortasında uyandırılırsanız korkunç bir baş ağrısı sizi kovalıyor.


Herkese güzel rüyalar görmesini ve rüyalarından da güzel hayatlara sahip olmasını dilerim ^.^
Işın üzerinizde parıldasın!

15 Kasım 2013 Cuma

Az kaldı!




Hani yıllardır beklersin ya...
Beklemek artık hayatın olmuştur.
O artık günlük bir olaydır
Yolları gözlemek,
Gelecek günleri,
Ümit etmek!

Hani damarların kaynar ya...
Beklenen gün yaklaşmıştır.
Sabırsızlık dayanılmaz olur
İçin içine sığamaz,
Saniyeler,
Yıllar olur!


11 Kasım 2013 Pazartesi

Geç olmasın!




Geç kalma hiç bir şey için ve geç kalma sevdiğini söylemek için. 
Geç kalma mutlu olmak için ki; en azından mutlu olduğunu düşünebilmek için. 
Ve sonra geç kalma gülmek için en azından zor da olsa gülebilmek için. 
Zira ölüm zincirini kırdı geliyor geç kalma ölmeden hayatı yakalamak için!
Biraz sonra çok geç olabilir, yaparım diye düşündüklerin için. 
Acele et geleceğin senin için gelip gelmeyeceğini bilmediğin için!
Kahkaha atmak için 
Gurur yapmadan sevgiline; Onu O'nun seni sevdiğinden daha çok sevdiğini söylemek için
Bir yıl sonra bugüne kesinlikle varacaksan
Ya da bir ay sonra bu gün yaşıyor olursan
Veya bir saat sonra hala yaşıyor olacaksan
Futürsüzce harcayabilirsin zamanı boş verip hiç bir şeye aldırmadan ama; aması var işte habersizsin bir dakika sonrasından
Şimdi kalk; sarıl annene belki de son kez öpüyorum diye düşün bir kere
Ve kalk öp babanı son kez sarılıyormuşun gibi ellerine
Ve eğer küsseniz bile, kalk koş sevgiline, utanma kimselerden diz çök önünde.
ya git derse korkusunun adını gurur koyduysan bile, sarıl telefona, ara özledim diye!
Hem aşkta gurur neymiş , elle tutulup gözle görülmüyor bile! 
Ve kahkahalar at "bir daha ya gülerim ya gülemem" diye
O an ölsen bile dünya değil; son gülen sen olmuş olursun düşünsene!
Var olan bugün ; dün beklediğin yarınlar olduğu için!
Yarınlar daha güzel olacak diyordun,bugün dünün yarını olduğu için;
Durma bir şeyler yap yarınlar güzel olacak sözünü tutmak için.
Ama sakın geç kalma ölüm bir nefes uzaklıkta olduğu için! 

Alıntı!

Yanında da dinleyin!




Kaza

Liseyi daha yeni bitirmişti,
Büyük bir heyecan içinde üniversiteyi kazanmış
Gelecek yolunda eşsiz hayallerinin peşinden onları gerçekleştirmek için koşuyordu...
Sabah yine okul yoluna çıkmıştı
Aklında hayalleri, aşkı belki de gireceği sınavlar vardı.
Nasıl yaparım?
Ne sorar hoca acaba diye düşünüyordu?
Akşama neler yapacağını düşünüyordu belki
Ya da arkadaşlarına anlatacağı hikaye geliyordu aklına,

Sorumluluğunu bilmeyen bir şoför bütün her şeyini elinden aldı! Yaşamını!
Son sürat sürülen bir midibüs, içinde bulunan gencecik öğrenciler ve alınamayan bir viraj...
18 yaşındaki bir insan midibüsün devrilmesiyle hayatını kaybediyor, bir çoğu yaralı.

En büyük acı ise o genç kızın ailesinin yüreğine düşüyor...
Arkadaşımıza Allah'tan rahmet!
Sevenlerine ise sabır diliyorum...
Mekanı cennet olsun.


Bu sabah okul yolunun acı haberi



10 Kasım 2013 Pazar

Sickness is Coming!

Hafta sonunun yoğun programına hastalığa meyilli bünyem hemen cevap verecek gibi görünüyor.
Hastalık geliyor....



Aslında gelmiyor, zorla teslim ediyorlar.
Özellikle iki gündür sabah ve akşam kullandığım o metro ve trenin hastalık yuvası olduğunu açıkça söyleyebilirim. Çünkü insanlar kullanmıyor! Başka canlılar kullanıyor mübarek şeyleri.
İzmir, çok modern şehir falan diye gelir akla değil mi?
Hiç öyle bir yer değil, kozmopolitan bir köy düşünün işte o İzmir!

Bir insan hapşırırken bütün dünya'ya ağzındakileri aktarmak istemez sanırım, öksürük tuttuğunda ağzını falan kapatır. Burnu akmaya başladığında peçete kullanır hadi peçetesi yoktur hafif hafif çeker falan. 

Bizim tren de iste adam bir hapşurur, demirler, koltuklar, camlar hatta kompartmanın diğer ucu onun salyalarından nasibini alır. 
Öksürerek bütün metronun hastalığı kapması sağlanır! (Ben hastayım onlarda olsun Nihahahahah! diye düşünüyorlar galiba)
En mide bulandıranı ise burnunu çekip çekip genzine depolayıp sonra yutan yan koltuktaki canlı oldu. Hani sessiz sadece ben duysam neyse trenin diğer ucundan kafalar dönüp adam mı boğazlıyorlar ifadesiyle bakmaları ortama renk kattı.

Oralardan kapılan virüsler, bakteriler bir Tuxedo klasiği olarak yine vize haftalarında beni pençesine almaya başladı sanırım. Burun akıntısı ve boğazda hafif tatlı bir gıdıklanma! 

Bolca peçete, yanımda ıhlamur, adaçayı ve olips şekerlerin her çeşidinden. Ara ara da bal götüreceğim çünkü hem iyi geliyor hemde hastalığı hafifletiyor. 
Bu haftanın sağlam olması lazım çünkü yarın Termo sonraki günde Diferansiyel vizesi var ve benim en korkulu rüyalarımdırlar. 

Bu gecenin de uykusuz geçmesi bakalım bünyeye nasıl yararlı olacak :-)

Aman siz siz olun kendinize dikkat edin, hastalık size uğramasın.
Vizeleri başlayan okurlarım varsa onlara da başarılar.


P.S. : Anonim olarak ta yorum yapabilirsiniz, illa takip etmeniz, blogger sahibi olmanız gerekmemektedir!
Sağlıcakla kalın...

6 Kasım 2013 Çarşamba

Kızlı-Erkekli

Oha!
Kızlı-Erkekli aynı evde kalıyorlarmış!
Olur mu öyle şey olmaz.
Bu işe hemen bir el atmak lazım,
Padişahım çok yaşa!

Mevcut gündemimiz!
Ülkemizin yobazlık da geldiği son nokta ve yolun ilerisi çok açık bir şekilde görünüyor. 'Durmak yok yola devam!'
Evde makarna, kömür bekleyen vatandaşlardan biri gürültüden şikayetçi!
Napsın, napsın?
Görmüş bunları kızlı- erkekli arkadaş grubu evden çıkıyor, yetiştirmiş hemen yobazlar kralına.
Biz kimsenin yaşayış tarzına karışmıyoruz, diyerek başlayan konuşmalar...
Arkasından gelen bu duruma el koymalıyız nidaları!
Gündemin ortasına bomba gibi bir tezek sallayıp kaçmalar.
Oh ne ala memleket,
Arkasından gelen yalanlama
Sonra yalanlamayı yalanlama!
En son ise;
Bu evlerde terör örgütü propagandası yapılıyor açıklaması! O.o
Fuhuştan girip terörden çıkmak ancak bu yöneticilere ait.

Şaşkınlığımız hala devam ediyor,
Yakında öğrenci evlerine sabah saatlerinde terör baskınları, tutuklamalar yakındır.
Hatta bir vali bu açıklamaları emir olarak aldığını ve uygulayacağını bildirdi!
Anayasanın kişi hürriyeti ve özel mülkiyet gizliliğinin korunmasıyla ilgili maddesinin açıkça ihlal edileceği basın organları vasıtasıyla açıklandı.
Türban konusu kapandı artık milletin uçkuru dert oldu!

Böyle bir durum başlarına gelebilecek olan arkadaşlar imam nikahlı olduklarını söylemeleri bence en uygun durum olacaktır. Kendi kafa yapılarına da uygun olacağı su götürmez bir gerçek.

Bu arada hükumete tavsiye, reşitlik yaşının yükseltilmesi! 23 olursa her türlü içeri alırsınız ;)


Dünya ekonomistlerince açıklanan ve önümüzdeki günlerde içinden çıkamayacağı bir krize gireceği belirtilen ülkemiz ekonomisi için ne gibi projeler veya değişiklikler düşünüyorsunuz? O açıklamaları da yetkili ağızlardan bekliyoruz. Türban konusu kapandı artık milletin uçkuru dert oldu!

Ya durum böyleyse? :-)


3 Kasım 2013 Pazar

Atlantis

Kayıp kıta Atlantis!



Merlin'den sonra yeni bir mitoloji filmi daha, Merlin kadar iyi olmasa da güzel bir dizi çıkarmışlar.

 Baş kahramanımız Jason babasını aramaya bir denizaltı dalışına gider ve kendini bir anda sahilde bulur. Atlantis şehri kıyılarında, burada başını belaya sokar Herkül ve Pisagor ile tanışır. Kendilerini sürekli beladan ve maceradan uzak tutmayı başaramazlar...

Jason yunan mitolojisindeki Altın Postlu kahramandır. Bütün kahramanların lideri olarak bir zamanlar bulunduğumuz topraklara nam salmış biri.
Herkül'ü tanımayanınız yoktur tabi ki! Ama bu dizide bizim Zeus'un oğlu biraz farklı anlatılmakta ve yüzümüzü gülümsetmektedir.
Pisagor ise tam tahmin edeceğiniz gibi kafayı üçgenlerle bozmuş baş belası herifin teki :P ( şaka şaka )

Medusa'dan, Kirke'ye Posedion'dan Minator'a kadar bir çok mitoloji kahramanına rastlayabiliyoruz. Dizi kendi tarzında Yunan Mitolojisini biraz gülümsetici bir şekilde izleyiciye sunuyor. Eğer Mitoloji ile ilgileniyorsanız kaçırmayın derim :-)

Rençber

Rençberlik zor zanaat, hep bilirdim ama her yerin et kestikten sonra daha iyi anladım.

Bağ bahçe işlerine yatkınlığım vardır, yaz aylarında vaktimin bir kısmını bakım, sulama ve hasat yapmakta da harcıyorum. Fakat okul başladıktan sonra rahata o kadar çabuk alışmışım ki yarım günlük bahçe işinde haşat oldum, ellerim su topladı, nasırlaştı, belim boynum ağrır bacaklarım zaten ortalıkta yok!

Olsun bütün ağrılara değecek çünkü yetiştiklerinde kendi ektiğim ürünlerin tadına varmak eşsiz bir duygu hem ne demişler 'No pain no gain!' hayatımızın her yerinde öyle değil midir? (Babanız zengin ve ya bakan, başbakan ya da milletvekili değilse...) Çaba sarf etmeden mutlu olmak zor...


Yaz sonunda beri ara ara topladığım bal kabaklarının tatlılarını yapmaktayız ama tarifini yayınlamak için fırsatını bulamadım bir türlü en kısa zamanda hazırlayıp Ne Pişirsem? adresine koyacağım.

Ne ektiğimize de gelirsek öyle çok sevilen bir yiyecek değil ama bakla ekimi yaptık, büyümelerini sabırsızlıkla bekliyorum.

Ayrıca favori çiçeğim olan Nergis soğanları ektim çiçeklenmeye başladıkları zaman fotoğraflarını sizlerle paylaşacağım. Artık ben bu ağrıların üzerine beynimi de biraz ağrıtıp quizlere, vizelere çalışayım... Uzun sınav ve iş maratonu bu hafta başlıyor.

Sevgi ve sağlıcakla kalın, ışık üzerinizde parlasın... :-)

Bunlarda bahçemizin kasımpatıları nasıllar?