Bugün bir güzellik yaptım ve derse gitmedim. Çünkü sonrasında seminer falan geçen sene dinlediğimiz konuları yeniden dinlemek yerine mühendisliğe artık ilk adımımı attım ve staj yeri onayımı aldım. Belgelerimi tamamladım ve tarihler kesinleşti yani artık işin içine girmeye başlayacağım...
Staj merkezinden Ege Üniversitesi yürüyüş mesafesi ile 10 dk falanmış haritadan yolu takip ederek vardım. Hatta okula vardım ki telefonum kafayı yedi, arkadaşlarla haberleşemeden eve döndüm. Tabi ki bu sırada Ege'de minik bir tur attım ve aklımda bir sürü soru ama en önemlisi ' Arkadaş burası üniversite ise bizimki ne?' farkına vardım ki köy enstitüsümüş bizimki. Her yerden bir sürü çeşit insan var ve sürekli yaşayan bir kampüs yarım saat falan dolaşmışımdır içinde roman havasında oynayanlar, devrimciler, tiyatrocular, anketörler, çimlerin üzerine yayılmış öğrenciler, ders çalışanlar.... anlatsam bitmiyor. Bizimkinde ise servis bekleyen öğrenciler ve ders saati bekleyen öğrenciler var. Herkes saat dolsa da eve dönsem modunda. Ya Ege'nin içinde metro var bir kere :D Ona binerek boynum bükük bir halde yollandım eve! İçimden ' Tee ilk sınava girdiğimde Ege'ye gelmeliydim yakınmasıyla.'
İzmir, güzel İzmir niye böyle kokuyor diye düşünmeden edemedim Halkapınar'a geldiğinde metro. Biz dere o kadar mı pis kokar ya! Hani bütün şehrin kanalizasyonu oraya dökülüyormuş gibi leş bir halde. Yakıştıramadım. Umarım en kısa zamanda bir çözüm bulurlar, yoksa havalar biraz daha ısınınca nasıl olur bilemiyorum.
29 Nisan 2014 Salı
27 Nisan 2014 Pazar
Bahar
Şu anda dışarıda gümbür gümbür gürleyen gök, şimşekler ve sağanak bir yağmur var. :Nisan yağmurlarının sonuna gelmişizdir umarım. Gerçi yağmurlu havaları severim, hep güzel anılarım vardır bahar yağmurlarında..
Eh baharın gelmesi demek çiçeklerimizin de rengarenk açması demek bir kaçı bizim bahçemizden bir kaçı da dedemin bahçesinden görüntüler ;-)
Eh baharın gelmesi demek çiçeklerimizin de rengarenk açması demek bir kaçı bizim bahçemizden bir kaçı da dedemin bahçesinden görüntüler ;-)
23 Nisan 2014 Çarşamba
Biri!
Bir itirafım var!
Hep dış güzelliklerine göre hoşlanmışımdır,
Çünkü hiç tanışacak cesaretim olmadı.
Lakin sevdim dediklerim hep tanıdıklarımdır.
Arkadaşlarım arasından, en özelleridir
Bir elin parmakları kadar yoktur sayısı daha
Aşk?
İşte onu bilmiyorum...
Her gördüğünde kalbinin yerinden çıkacak gibi olması,
Karnında tarifsiz bir hareketlenme
Ve yüzüne sıcak basmasıysa...
Ellerinin terlediği,
İki kelimeyi bir araya getiremeyip saçmaladığın durum ise
Bir kere oldu öyle.
Bir daha öyle hisseder miyim bilmiyorum..
Sanmıyorum, inancım kalmadı artık,
Oysa Salem Kralı Melkisedek;
'Sadece inanırsan kazanırsın, işaretlere dikkat et!'
Demiş bizim çobana.
Oysa işaretin ne olduğunu nasıl bilir insan,
Ki bilse bile, yeterli midir hayatını değiştirmeye?
İşte öyle biri olmalı ki benim sevdiğim!
Hayatımı değiştirmeli,
Teninin, saçının rengini bilmem ama
Gözlerinin rengi, neşe ışıltısı olmalı.
Kahkahasını yedi cihan duyabilmeli.
Tutup ellerimden,
Dünyanın yedi harikasını gezdirmeli beni.
Hani öyle biri olmalı ki!
Yanında zamandan sıyrılmalı,
Sonsuzluğu yaşamalı.
En değerli hazinem olmalı ki!
Karun kıskançlığından peşime düşmeli.
Bilgeliği Athena ile yarışmalı,
Aşkı İsis gibi olmalı.
Öyle biri olmalı ki işte!
Hikayeler sönük kalmalı.
Hep dış güzelliklerine göre hoşlanmışımdır,
Çünkü hiç tanışacak cesaretim olmadı.
Lakin sevdim dediklerim hep tanıdıklarımdır.
Arkadaşlarım arasından, en özelleridir
Bir elin parmakları kadar yoktur sayısı daha
Aşk?
İşte onu bilmiyorum...
Her gördüğünde kalbinin yerinden çıkacak gibi olması,
Karnında tarifsiz bir hareketlenme
Ve yüzüne sıcak basmasıysa...
Ellerinin terlediği,
İki kelimeyi bir araya getiremeyip saçmaladığın durum ise
Bir kere oldu öyle.
Bir daha öyle hisseder miyim bilmiyorum..
Sanmıyorum, inancım kalmadı artık,
Oysa Salem Kralı Melkisedek;
'Sadece inanırsan kazanırsın, işaretlere dikkat et!'
Demiş bizim çobana.
Oysa işaretin ne olduğunu nasıl bilir insan,
Ki bilse bile, yeterli midir hayatını değiştirmeye?
İşte öyle biri olmalı ki benim sevdiğim!
Hayatımı değiştirmeli,
Teninin, saçının rengini bilmem ama
Gözlerinin rengi, neşe ışıltısı olmalı.
Kahkahasını yedi cihan duyabilmeli.
Tutup ellerimden,
Dünyanın yedi harikasını gezdirmeli beni.
Hani öyle biri olmalı ki!
Yanında zamandan sıyrılmalı,
Sonsuzluğu yaşamalı.
En değerli hazinem olmalı ki!
Karun kıskançlığından peşime düşmeli.
Bilgeliği Athena ile yarışmalı,
Aşkı İsis gibi olmalı.
Öyle biri olmalı ki işte!
Hikayeler sönük kalmalı.
21 Nisan 2014 Pazartesi
Bu haftasonu
Aslında pek bir şey olmadı.
Ama garip ama güzel zamanlar geçirdiğim doğrudur.
Mesela açık öğretim sınavından hemen sonra başladığım kısa yürüyüş 'Challenge Accepted!' nidasıyla eve yürüyüşe döndü. İzmir içinde üç ilçe değiştirerek eve vardım. Toplam 6 km miş sonradan yaptığım hesaba göre.
Pazar günü ise hiç bilmeden tahminen bindiğim otobüsün beni bıraktığı bilinmezlik ve o bilinmezliğin olduğu yerdeki onlarca meslek lisesi beni gerçekten şok etti. Hiçliğin ortasına okul kurmuşlar ve bu hiçlik İzmir'in en işlek semti Alsancak'ın 2 km yanında.
Bu arada unutmadan İzmir Kitap Fuarı açıldı. Pazar günü sınav çıkışında gittim ve gezemedim diyebilirim çünkü çok kalabalık, kitap fuarından çok insan fuarına dönmüş biraz. Daha önceden aklımda olan kitapların fiyatlarına göz attım. Şans eseri indirimde olduğunu gördüğüm Sherlock Holmes ve Anna Karenina kitaplarını alınacaklar listeme ekledim ve fuar içinde geçen iki saat sonunda yorgunluktan ölmüş bir şekilde güruhla birlikte dışarı ulaştım. Hatta bütün her yeri onlarla beraber bile gezdim diyebilirim, itiş kakış çünkü ortalık.
Neyse perşembe veya cuma günü belirlenen kitapları alıp çıkacağım. Fazla indirim de göremedim zaten nasıl fuarsa...
Pazar gecesi sabahın ilk ışıklarına kadar teknik rapor ödevini tamamlamakla uğraştım ve yarım yamalak bir şekilde de olsa bugün teslim ettim, önümde hazırlanması gereken bir ton sunum ve raporları ise yapılmayı bekliyor.
Ah unutmadan! Derslerin çıkışında fakülte önünde en üst basamaktan başlayıp on merdiveni seke seke aşağıya kadar inip bir güzelde yerde sektim. Denemenizi tavsiye etmem ama eğlenceli olduğunu itiraf edeyim :D
16 Nisan 2014 Çarşamba
Eski resimler
Bütün hikayeler aslında eski resimlerin arasında saklıdır...
Ders çalışmam gerekiyor, ama çalışasım hiç yok ve bunun üzerine hasta da olunca ne yapacağımı şaşırdım. Bilgisayarın içindeki resimleri kurcalamaya başladım. Tumblr, Instagram, Facebook ve Twitter'den paylaşılan resimlerden yaptığım mini bir koleksiyonum varmışta haberim yokmuş. Aklımda güzel anılar canlandıranlardan ve beğendiklerimden bir kaçını sizlerle paylaşayım bu gizli hazineden ;)
Ders çalışmam gerekiyor, ama çalışasım hiç yok ve bunun üzerine hasta da olunca ne yapacağımı şaşırdım. Bilgisayarın içindeki resimleri kurcalamaya başladım. Tumblr, Instagram, Facebook ve Twitter'den paylaşılan resimlerden yaptığım mini bir koleksiyonum varmışta haberim yokmuş. Aklımda güzel anılar canlandıranlardan ve beğendiklerimden bir kaçını sizlerle paylaşayım bu gizli hazineden ;)
Genel olarak
Açılımı gerçekten bu olabilir :)
Adam Dean ya!
Bilinçaltı işte
Harbi :D
Bana aşktan bahsedildiğinde
Yürrüüü bea!
Bazı günler vardır
Ted = Me
Gelecekteki kızım ^.^
Master Yoda!
Merida
Kesinlikle!
Ders çalışıyorken hissettiğim
En yakın zamanda yapmak istediğim!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

































