Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Film etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Aralık 2014 Salı

Her şey bitermiş....

Her güzel şey bitermiş!

Aslında her biten şey ise başka bir hikayenin başlangıcıdır...


İlk önce Korra bitti!
Avatar Korra, Aang kadar iyi bir seri değildi bence kesinle çok daha güzel yapılabilecek seriyi ergen havasında kız tripleri ve saçma şekilde ortaya çıkan güçlü düşmanların olduğu daha bir sezon geçmeden üstesinden gelinen bütün bunlara rağmen hiç bir şey öğrenemeyen bir avatardan bahsediyoruz. Kim ne derse desin Korra da Aang serisindeki mistik hava yoktu.

Ve hikayenin sonu kesinlikle berbatt. Korra ve Asami mi? Ne cins mesaj verme amacındaydılar çok merak ediyorum...



Hobbit!



İşte en çok hevesle beklediğim serinin son filmi! Beş Ordunun Savaşı ki beklentimin tavan yaptığı fakat aradığımı bulamadığım savaş mantığı ve görsel olarak hezimet olan bir savaş alanı vardı...
Film hakkında tek favorim Smaug'un kente ateş kusma sahnesi oldu! Bilbo Baggins ise hepimizin gönlünün kahramanı zaten.




Da Vinci's Daemons unda 2. sezonunu bitirmiş bulunmaktayım. Sonu gerçekten efsane bitti, o kadar iyi olacağını hiç sanmıyordum. Şükür ki mayıs ayında devamı gelecek...
Bir dizide Sherlock onunda tüm sezonlarını bitirdim ve 2016 ya kadar nasıl bekleyeceğim bilmiyorum!





Son olarak bugün biricik hediye olarak gelen Küçük Prensi bitirdim. İlginç bir öykü aslında ve düşününde kendi başıma gelenler bir bir aklıma geldi her okuduğum sayfada. Hep beni üzen olaylardı, neyse ki sonu güzel bitti! Küçük prens kendi küçük gezegeninde fanus içindeki kırmızı gülü ve minik yumoş koyunu ile üç volkanını temizliyor biri çoktan sönmüş...




Ve en önemlisi 2014 yılı geride kalıyor artık. Son günler ve sanırım bu yılı özleyeceğim. Umarım 2015 daha da güzel olur ^.^



17 Ekim 2014 Cuma

Vahşi Batıda Ölmenin Milyon Yolu

A million ways to die in the west  filmini izledim dün akşam. Açıkçası uzun zamandır ilemek istiyordum ve beklentimin biraz altında kalan bir film oldu, güzel film ama daha iyi yapılabilirdi sanki oyuncu kadrosu süper zaten ona laf yok.



Sadece baş rol oyuncusunu hiç izlediğimi hatırlamıyorum ama aşık olunacak insan Charlize Theron, Liam Neeson, Bizim Barney :D hatta Geleceğe Dönüş filminden bizim profesör bile var.


Konusuna şöyle bir bakarsak, koyun çobanı olan bizim kahraman kız arkadaşı tarafından terk edilir. Zaten hayatında hiç bir şey başaramayan bizimki bir anda kendini olayların ortasında bulur ve içindeki kendini keşfeder. (Aynı ben :P )

Ölmenin yollarını gösterelim derken Vahşi Batı'da ölümü çok basitleştirmiş ve yapmacıklaştırmışlar. Ölüm sahneleri biraz daha özenli olasaymış iyi filmler arasına girebilirdi belki.

İzlemenizi tavsiye ederim, romantik komedi westerni tadında bir film.

27 Eylül 2014 Cumartesi

Kısa Animasyon Filmler

Animasyon filmlere bayılırım, ama son zamanlarda sinemada bek güzelleri çıkmıyor. En son Efes'e giderken trende izlediğim  o komik kısa filmlerden sonra animasyonlara takmış durumdayım. Boş zamanlarımda oturup onları izliyorum. Sizlerle de bir kaçını paylaşmak isterim;


Trende izlediklerimden biri birde kuşlar ve yuvarlak hayvanlar vardı :D



Bazı sabahlar kalkarken benimde başıma böyle bir şeyin geldiğini düşünüyorum.




Buradakilerde tam manasıyla benim hayatım :D




14 Şubat 2014 Cuma

İki film

Günlerden sevgililer günü, akşam saatlerini aslında dışarıda geçirecektim fakat tembelliğime yenik düşüp hiç kıpırdamamayı seçtim. İzmir'de her hafta yayınlanan sinema filmleri etkinliği var. Bazen eski bazen yeni ama her  zaman sinema da yer edinmiş filmler yayınlanıyor. Şubat dolayısıyla bu ay ki filmler hep aşk üzerine ve bugüne özel olarak da Audrey Hepburn ve Rex Harrison'un baş rollerini paylaştığı 'My Fair Lady' Benim Güzel Meleğim diye Türkçeye çevrilen müzikal film vardı. Fakat tembellik işte çıkmadım dışarı, ama izlemekten de geri durmadım açtım bilgisayardan izledim doya doya.


Bir oyun çıkışından sonra çiçek satmaya çalışan sözde muzip kızımız ve çevredekilerin konuşmaları sonrasında başlayan müzikal anlatım. İzlemek isterseniz buyrun . Lakin biraz uzun olduğu konusun da uyarmalıyım, sıkıcı bir film değil ama türe alışık biri değilseniz beğenmeyebilirsiniz. Audrey o zamanlar ne kadar güzelmiş ya!


Gelelim ikinci filmimize, her insanın hayali olan fakat şimdiye kadar başaran birini duymadığımız. Geçmişi geri getirmek, değiştirmek, bazı hatalarımızı düzeltmek için özlem duyduğumuz zaman yolculuğunun en güzel filmlerinden biri Geleceğe Dönüş!



Uzun zamandır tekrardan izlemeyi düşündüğüm seriye ilk filmi ile yeniden kaçıncı kez olduğunu bilmeden başladım. İlk defa izliyormuşum gibi izledim tabi ki! Bilmeyenleriniz, duymayanlarınız varsa otursun izlesin neler kaçırdıklarını bilmiyorlar.

Ve bu arada bir zaman makinem olsun isterdim tek bir şeyi değiştirirdim sanırım o da eğitimle ilgili yaptığım ilk seçimleri lise ve üniversite de hep idealist davranıp sonradan akıllandım. Ah! Herkesin derdi aşk konusunda ise hiç bir şeyi değiştirmek istemezdim o konuda rahatım.



Bir sevgililer gününün daha sonuna geldik yayında ve yapımda emeği geçen herkese selamlar.
Aziz Valentine'yi sevgiyle anıyoruz.
Gelecek sene yine görüşmek üzere sevgi pıtırcıkları olarak kalın.


Bu arada Chuck Berry şarkıyı Martin'den çarpmış yayalım ;-)

9 Şubat 2014 Pazar

Animasyon Filmler

Disney son bir yıldır animasyon filmler konusunda gerçekten iyi işler çıkarıyor. Genel olarak bir çok animasyon filme bayıldığımı söylemeliyim, hatta fırsatım varsa 3D olarak sinemada izlemeye çalışırım. Çocukların arasında kocaman adam olarak onlar kadar heyecanlı, onlar kadar meraklı, onlar kadar filmin büyüsüne kapılmış...



Disneyin ise son bir yılda izlediğim ve beğendiğim filmlerinin kahramanları bayan! Gerçi bazılarını geç izlediğim doğrudur, ama hepsi birbirinden harikaydı. Öncelikle Rapunzel, sonra Cesur ve en son olarak Frozen. Çizimleri bir o kadar birbirine benzese de o kadar güzel yapılmış figürler olmuşlar ki kendinizi onların hayat akışına bırakıyorsunuz, yansıtılan mimikler, hareketler birebir bizim günlük davranışlarmız gibi yani çok iyi gözlemler yapılmış. Hatta filmi üç boyutta izliyorsanız ve biraz kendinizi kaptırmışsanız, onlar şaşırınca sizde şaşırıyor, nefes nefese kaldığında veya bir gerilim olduğunda soluklarınız değişiyor. Farkında olmadan ağzınızdan istemsiz sesler çıkarabiliyorsunuz.



Birbirinden bir o kadar farklı ama bir o kadarda benzer olan üç prensesin filmlerini izlemenizi kesinlikle tavsiye ediyorum. Eminim ki siz de bana katılacaksınız...








Tabi ki, Canavarlar, Noel Yortusu, Up, Wall-E ve diğer animasyon filmlerini de unutmamak lazım ;-)

28 Kasım 2013 Perşembe

Var mı?



Akıllara kazınan bir sahne!
Hiç düşündünüz mü böyle bir aşk var mı?
Ben çok düşündüm ama cevabını hiç bulamadım...




Bir de o eşsiz müzik!

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Jurassic Park

Memleketten iki günlüğüne İzmir'e gelir gelmez soluğu sinemada aldık! Zaten dönme sebebimin %60'ı filme gitmekti!



Jurassic Park!
Çocukluğumun en muhteşem filmi!


Milliyet gazetesinin bir zamanlar vermiş olduğu bütün Dinazor dergileri elimde, oyuncaklarının hepsinden birer tane ağlaya zırlaya aldırmıştım hep ve 3d görselleri mavi-kırmızı kağıt gözlükler! İşte benim çocukluğum ve en büyük hayalim Arkeolog olmak...


Filmin yeniden sinemaya geleceğini duyduğum ilk günden beri heyecan içindeydim, hiç sinema salonunda izleme zevkini yaşamamıştım ve üstüne bu film 3D olarak karşımdaydı. İzlemeden durmam imkansız!

Aslına bakarsanız biraz nostaljiden farklı değil, yapılan düzenlemeler filmin bazı sahnelerinde açıkça belli oluyor ama parkın atmosferine katılmış olan derinlik yadsınamaz bir şekilde belli oluyor. Hiç izlemeyen genç nesilden veya benim gibi sinemada izleme fırsatını bulamamış şansızlardansanız hemen gidip izleyin derim.

İşte fragman:



 İşte eşsiz filmin müziği:



Umarım 4.film yoldadır ^.^

15 Haziran 2013 Cumartesi

Epic

Bir dünya hayal edin!

İçinde salyangoz boyunda adamlar var! Çiçeklerin en güzelinden bir kraliçe, yaprakların en keskininden askerler ve böceklerin en kötüsünden düşmanlar...
Doğanın içindeki her şey bizim bildiğimiz gibi görünmeyebilir.

Peki ya bir anda kendinizi bu büyük dünyanın içinde küçük bir insan olarak bulursanız ne yapabilirsiniz?
Ve elinize bırakılan dünyanın kurtuluşunun anahtarıysa?

Aksiyon, aşk, aile ve bizi insanlığa bağlayan bağlar... Bin yaprak bir beden!

İzlemeniz gereken hoş bir animasyon Epic(Doğal Kahramanlar)







Posterdeki kız güzel değil mi ^.^

14 Haziran 2013 Cuma

Corpse Bride

Bu akşam sanırım dördüncü kez Corpse Bride'yi izledim! Gerçekten çok güzel bir animasyon, Tim Burton bu işi gerçekten biliyor.



Müzikal tarzda bir animasyon, bir genç, bir kız ve bir ölü gelin adayının başından geçen bir öykü! Özellikle Danny Elfman'ın hazırladığı müzikler filmi unutulmaz kılıyor Piyano Düetini dinledikten sonra unutabileceğinizi sanmıyorum. Buradaki videoları izlemek yerine filmi izlemenizi tavsiye ederim  :-)

Ama hatırlamak isteyenler için o unutulmaz piyano düeti ve en sevdiğim müzik Tears to Shed!




I like your enthusiasm! :)




What does that whispy little brat have that you don't have double?
She can't hold a candle to the beauty of your smile
How about a pulse?
Overrated by a mile
Overbearing
Overblown
If he only knew the you that we know
And that silly little creature isn't wearing his ring
And she doesn't play piano
Or dance
Or sing
No she doesn't compare
But she still breathes air
Who cares?
Unimportant
Overrated
Overblown
If only he could see
How special you can be
If he only knew the you that we know
If I touch a burning candle I can feel no pain
If you cut me with a knife it's still the same
And I know her heart is beating
And I know that I am dead
Yet the pain here that I feel
Try and tell me it's not real
For it seems that I still have a tear to shed
The sure redeeming feature
From that little creature
Is that she's alive
Overrated
Overblown
Everybody know that's just a temporary state
Which is cured very quickly when we meet our fate
Who cares?
Unimportant
Overrated
Overblown
If only he could see
How special you can be
If he only knew the you that we know
If I touch a burning candle I can feel no pain
In the ice or in the wun it's all the same
Yet I feel my heart is acheing
Though it doesn't beat it's breaking
And the pain here that I feel
Try and tell me it's not real
I know that I am dead
Yet it seems that I still have some tears to shed.

Özellikle sözleri o kadar anlamlı ki!
Aşık olduğunuz kişi için bir anlam ifade etmiyorsanız... Ölüyseniz... O ise başkasına aşıksa ve onda yaşıyorsa... İşte o zaman anlayabilirsiniz!

Filmi izleyenler için çocuğun yaptıkları o kadar güzel ki! Yerinde olsam aynısını yapmam çok muhtemeldir... Belki de o yüzden en sevdiğim animasyonlardan biri Ölü Gelin!


19 Nisan 2013 Cuma

Oblivion

Tom Cruise'tan pek haz almayan biri olarak, güzel bir film olduğunu düşünüyorum. Özellikle de bilim kurgu tarzında filmleri sevenler için. Genel olarak sonu tahmin edilebilen bir filmdi ama olayların nasıl geliştiğini izlettiriyordu film.

Film içinde sizi düşünceye sürükleyen durumlar mevcut. Özellikle silinen hafızanın sebep olacağı durumlar üzerine baya bir kafa yordum. Ve gerçeğin mevcut düşünce yapımızla ne kadar gerçek olabileceğini, bildiğimizi sandığımız doğruların ne kadar yanlış olabileceği üzerine düşündüm.

Film içinde İHA lardan bahsederken 'Onlar sadece makine!' demelerine rağmen. Bizim de sadece farklı bir alt yapıya sahip birer makine olduğumuzu unutuyorlar sanırım. Biraz basit bir şekilde düşünürsek, kendi kendini güncelleyebilme, kendi oluşturduğu veya çevresindekilerinin oluşturduğu programa sadık kalan karbon yapılı makineleriz. Filmdeki gibi hafızamız silindiğinde ise makineyi istedikleri gibi programlayabilirler, peki sonrasında ki kişi yine biz mi olacağız? işte bu muamma!

Bu kadar düşünce yeter! Birazda filmden bahsedeyim.



İnsanlık uzaydan gelen scav adlı ırkın istilasına uğramıştır. İlk önce ayımızı patlatan bu ırk dünyayı yok olma noktasına getirmiş sonra da istilaya başlamıştır. İnsanlık ellerindeki en büyük gücü, nükleer bombaları kullanıp savaşı kazanmıştır fakat artık yaşanacak bir dünya kalmamıştır.

Satürn uydusu Titan da yeni bir koloni kurmuşlar ve belli bir süre geçtikten sonra dünyanın artık işine yaramayacak olan suyu almak için geriye bir ekip yollamışlardır. İki kişilik bir ekip!

Bu ekipten biri irtibatı, diğeri ise tadilat işlerini yapmakta çünkü savaş sonucunda yenilen scavlardan bazıları hala dünya üzerinde yaşamakta ve onların makinelerine karşı koymaktadırlar. Bu etkileşim sırasında gerçekleşen olayları ve sonuçların aslında ne kadar farklı olduğunu gösteren bir film.

Filmin fragmanı burada fakat izlemeden gitmenizi öneririm. Yoksa filmi pek yavan bulabilirsiniz!




Kısa bir not: Filmi sadece beş kişiyle çekmişler diyebiliriz...

11 Nisan 2013 Perşembe

Dev Avcısı Jack

Yine bir çocukluğumuzun masalının büyükler için uyarlanmış ve aksiyon haline getirilmiş bir film ile karşınızdayız.



Bizim oğlan Jack tohumları saçar fasulye sırıkları ortaya çıkar ve devler ülkesine yolculuk başlar. Tabi ki her şey bu kadar basit bir şekilde olmuyor. İhanet, kahramanlık, macera ve aşk... Hepsinin arasına da bolca aksiyon ve heyecan işte bu Dev Avcısı Jack'in başından geçecek olanların hikayesi.

3 boyut pek fark edilmiyordu film içinde, sadece bir kaç sahne haricinde normal görsellikler vardı. Devin burnunun yanından geçip gözünün içini gördüğümüz sahne kendimizi gerçekten bir karınca gibi hissetmemizi sağlıyordu. Ve bütün bu keyfi koca bir salonu kapatarak yaşadığım için daha bir zevkli olduğunu söyleyebilirim. Evde 3 boyutlu sinema izler gibi izledim. Kahkahamı attım, gerildim ve iç geçirdim.

Isabella'yı oynayan Eleanor Tomlinson'u daha önceden Sihirbaz ve Alice Harikalar Diyarında filmlerinden biliyoruz fakat burada bir prenses olarak gerçekten güzel bir oyunculuk çıkarmış. Ayrıca bu film sayesinde 20 yaşındaki bu güzel oyuncuya vurulduğumu söyleyebilirim... :-)  Açıkcası Jack i oynayan çocuk yerine prensesin özel muhafızını oynayan adam oynasaymış daha güzel bir uyum olabilirdi. Ve filmin sonunu günümüze kadar bağlamaları, gerçekten hoş bir ayrıntı olmuş. Filmin sonundaki veletin sırıtışı size de birini anımsatmadı mı? :D

İzlemenizi tavsiye ediyorum, hoş, güzel ve eğlenceli bir film.
İyi seyirler...

19 Ocak 2013 Cumartesi

Snow White and Huntsman

Çok fazla dizi izledikten ve birazda ufak çaplı oyunlardan (büyük oyunlara başlamak bağımlılık yapıyor ve yeni kurtuldum onlardan bir daha başlamam zor görünüyor)  oynadıktan sonra. Uykuda bastırmadan bir film izleyeyim dedim ve arşivimde kenarda köşede kalmış Pamuk Prenses ve Avcı filmini açtım.

Vampirli seride ilk defa gördüğüm Kristen Stewart  burada pamuk prensesi canlandırıyor ve her ne kadar Bella olarak hiç güzel bulmasam da kendisini burada güzel diyebilirim. Ayrıca Thor olarak tanıdığımız Chris Hemsworth  ve benim hayran olduğum güzeller güzeli Charlize Theron  da burada.

Filmin konusuna gelirsek, genel olarak hepimizin bildiği Pamuk Prenses hikayesi. Sadece burada olaya biraz aksiyon, kurgu ve aşk katarak büyükler için izlenecek bir film yaratmışlar. Eh ufak tefek çarpıklıklar, saçmalıklar biraz dikkat ederseniz gözünüze çarpacaktır. Lakin bütün olarak filmi değerlendirirsem izlenmeye değer 10 üzerinden 7,3 alır.(5 in altındaysa hiç bakmayın zaten;) )

Eh hala çocukluk masallarınızı hatırlıyorsanız ve ya hatırlamak istiyorsanız, izleyin derim. Hatta Çizmeli Kedi ve Kırmızı Başlıklı Kız'ın da bu şekilde yeniden uyarlanmış filmlerini şimdiden izleme listeme koydum.

imdb bilgileri için tıklayın


Cadı Kraliçe bile olsa hayran olunacak biri...