14 Eylül 2014 Pazar

Hasta

İzmir'in havası hiç belli olmaz yarım saat güneşliyken bir bakarsın sağanak altında ıslanmışındır. Ben ıslanmadım amma ıslanan bir arkadaş hemen şifayı kapıp bana da bulaştırma özverisini gösterdi sağolsun. Bende de ne biçim bünye varsa mübarek hastalığı hemen özümsemişim iki gündür tam manasıyla hasta yatıyorum.



Bütün vücut fonksiyonları uyku modunda, sebze gibi yatıyorum. Uzun süre bilgisayar başında da kalamadığım için günler geçmek bilmiyor, hatta iki gündür uyku modunda yaşıyor olmama rağmen uyuduğum söylenemez çünkü öksürmek ve burun akıntısı beni benden almış durumda, hani akciğerleri kazara çıkarı vereceğim diye korkuyorum.

Ihlamur ve adaçayı can dost tabiki, yanına da ballı zencefilim var. Birde Vicks vardır bilir misiniz? Onuda sürdüm mü, biraz rahatlarım ama bu hastalıktan bir türlü kurtulamadığımı biliyorum. İki aya kalmadan yine başıma gelecek, yine yorgan döşek yatacağım.
Ah bir de pc başında uzun süre duramıyorum baş ağrısı dayanılmaz oluyor. 

Haydi bakalım biraz iyileşeyim görüşürüz,.. Kendinize iyi bakın :-)


2 Eylül 2014 Salı

Ne yapsam?

Staj süresince akşamları fazla boş kalıyorum. Oynadığım oyunların bir çoğuna da ara verdiğim için boş durmak biraz fazla sıkıyor. Dizi ve filmler son sürat devam etse de bir yere kadar dayanabiliyorlar. Kitap okumayı zaten gün içinde bol bol yapmaktayım. Böylece hobilere yöneldim ama yetmiyor desem yeridir, çünkü hayallerimi gerçekleştirmek için paraya ihtiyacım var ve hayallerin gerçeğe dönüşme sürecini kısaltmayı düşünüyorum.



İnternet'te para kazanmanın yollarıyla ilgili bir çok yazı mevcut ama yapmaya kalktığında %15 den fazlası hiç bir işe yaramaz. Kendi fikirlerim ise çok fazla olduğundan ne tarafa yöneleceğimi şaşırdım. Birde sizin yorumlarınızı dinlemek iyi gelebilir..

Takı üretimi yapıyorum fakat hediyelik olarak kullanıyorum onları, net üzerinden satışını yapsam hızlı yayılır mı?
Blog üzerinden kazanmak benim pek istediğim bir durum değil çünkü düzenli olarak sahte ve yapmacık yazılar yazacağıma ay da bir içimden geleni yazarım daha iyi ki o da pek izlenme rekorları kırmıyor.
Biraz programlama bilgimle uygulama yazmayı düşündüm ne yazacağımı bulamadım..
İnternet sayfası kurup insanları bilgilendirici, haberdar edici bir site düşünüyorum ama tek başına uğraşabileceğim kolay bir iş değil maalesef.

Daha böyle bir ton saçma fikir çıkıyor habire ama icraat kısmına gelindiğinde ben hep önüne lazanya konmasını bekleyen Garfield gibi miskinlikle cebelleşiyorum. Ve cacık olmuyor!


24 Ağustos 2014 Pazar

Doctor Who




Uzun zamandır sabırsızlıkla beklediğimiz gün geldi ve Doctor yeniden aramızda. Mavi polis kutusu ve anormal tavırlarıyla aslında hepimizin bir gün buluşmayı beklediği kişilerden biridir kendisi. Peter Capaldi ilk bölümde bence gerçekten güzel bir oyunculuk çıkarmış, özellikle de daha önceden dizide oynamış bir yüzün bu sefer baş rolde olmasını da biraz çekiştirmişler.



Impossible Girl'ümüz Clara'ya ise yeniden aşık oldum diyebilirim. Bir kız hem güzel hemde bu kadar tatlı olamaz ya! :-)

İkinci bölüm hakkındaki mini trailere göre de haftaya yine ezeli düşmanımız Daleklerle kapışma var bakalım neler olacak?

Bu arada Doktor Who biraz daha özüne dönmüş diyebilirim. İlk sezonu izleyen biri olarak Peter , William Hartnell'e benzemiş onunda biraz tuhaf kaçan tripleri vardı ama Matt'den de kalıntıları görebiliyoruz. Eski ve yeninin güzel bir harmanlanması olacağa benziyor.



Gelecek bölümleri heyecanla bekliyoruz. :-)


18 Ağustos 2014 Pazartesi

Evrene Mesaj

Evren,

    Seni severim, gel seninle bir anlaşma yapalım. Artık bana mesaj göndermeyi kes, sapık mısın nesin anlamadım? Haberin olsun ben senin yolladığın mesajları, yaklaşık olarak bir on yıl sonra fark ediyorum, anlıyorum, çözebiliyorum. Bunca yıldır bana ne kaddar çok mesaj yollamışın anca ulaştı ama iş işten geçti.

   Geçen günlerde meteor yağmuru vardı. Biz onlardan birini düşerken görürsek "yıldız kaydı" diye delirir bir de dilek tutarız. On yıldan beri dileğim "Evlenebileceğim bir kız arkadaşım olsun!" şeklindeydi. 25 yaşına geldiğim bu son meteor yağmurunda vazgeçtim, neden?  - Mesajı daha yeni kaptım. Çocuk aklımla evlenilecek hatunu karşıma çıkarmanı istemem kadan büyük bir salaklık yok tabi, çaktım köfteyi! Bu yaşa kadar da çocuk kalmışım ya bana da bravo.

  Bu sefer güzel bir şey diledim! Artık araya kaynatır, benim çözebileceğim şekilde sevabı iletirsen sevinirim. Biliyorsun benim anlama biraz kıt. Cahil cühelayım, hatta biraz şükela olabilirim. Umarım sende olayı kapmışsındır. Güzelcene anlaşmışızdır.


P.S. :Lütfen bir daha dökümde staj,çalışma ortamı denk getirme çok sıcak lan!

En içten sevgilerimle, görüşmek üzere... ;)


10 Ağustos 2014 Pazar

Cümlelerle hikaye

Keşke insanlar içlerinde sakladıkları duyguları karşılarındaki insanlara da söyleme cesaretini bulabilse, sadece olduğu gibi safça ve hiç bir şeyi gizlemeden. Yanıtlarda aynı şekilde gelse keşke, altında hiç bir art niyet olmadan gerçek duygular halinde.

İnsanın zihninde hiç bir soru, karışıklık kalmamalı. Gündüz görünen gök yüzü gibi olmalı insanın zihni, bulutsuz alabildiğine mavi. Gecenin yıldızları sürekli gök kırpmamalı, şöyle mi böyle mi suali oluşmamalı...

Biri var aslında, ne yaptığımı hiç bilmediğim. En zoru sessizliktir derler ya öyle bir şey varmış, içindeki zehri kussa ne olurdu onuda bilmiyorum gerçi. Artık iki yabancıyızdır büyük ihtimalle...

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı var diyorlar, var mıdır bilmiyorum ama son içtiğimiz kahveyi hatırlıyorum.. O gün bir söz söylemiştim şakamış gibi gelmişti kulağa, aslında latife altında yatan gerçekti. Yanıtı; 'Odunla kafanı kırarım!' ardından hoş bir kahkaha.

Sonrası dökülen yaprakların mevsimi; sonbahar...