7 Ekim 2014 Salı

Bayram sonrası

Tamamen yopyoğun uzun bir dönemden sonra ilk defa boş kaldım. Okulun ilk haftaları boş, iş yeri ara verdi, bayramda da yeterince yorulduktan sonra ptah!! Atmosfer dışına çıktım ne yapacağımı şaşırdım.



Oyunlara sardım biraz, dizi, film, anime, video, nette sörf falan derken yapacak bir şey kalmadı. Çok çabuk tükettim çerez olarak yapılacak şeyleri. Neyse ki yakında her şey yeniden eski hızına ve yoğunluğuna dönecek.


Eh boşluğa düşmenin en kötü yanı ise zihnin türlü uğraşları oluyor. Yaz boyunca evlenen arkadaşlar nişanlar düğünler falan derken hiç umurumda olmayan yalnızlık can sıkıyor. Arkadaşların resimlerine bakarak 'Ne kadar uyumlular!' iç geçirişleri yaptım bugün. Sonrasında gelen 'Ah benim sevgilim neredesin?' sorusu ve kendime bir tokat patlatmam daha hoş oldu. Çünkü belli bir yaşa, gelire ve düzene geçmedikçe sevgili muhabbeti dünyanın en boş olayı. Güzel vakit geçire bildiğin arkadaşların  varken gerek olmadığını söyleyebilirim. Eskiden olsa hemen uyumlu birini bulduktan sonra evlenip yuva kurmayı hayal ederdim. Ne kadar hayal kurduysam o kadar güzel bir şekilde yıkıldılar ve dünyanın düzeninin benim düşündüğüm gibi olmadığını öğrettiler.




Dünya süpermenlerin, batmanlerin, arrowların veya diğer süper kahramanların dünyası değil, sevilen ve sayılan kişiler hep Joker, Lex Luthor, Brick. İşte bu yüzden süper kahramanlar gizlidir zaten. Çünkü insanlık nankördür.


Bu arada istediğim kızın özellikleriyle ilgili hoş bir yazım var yayınlıyacağım :)

Unutmadan sadece popülerlik amaçlı bir blog yazmaya başlıyorum ama uygun bir tema bulamadım. Çok fonksiyonlu ve bol sayfa yapısına sahip olabilecek bir tema biliyorsanız yollayın lütfen :-)

2 Ekim 2014 Perşembe

Ramses

Christian Jacq'un bir çok tarihi roman gibi 5 ciltlik bir Ramses serisi vardır. Yaklaşık olarak bir ay önce başladığım seriyi yeni bitirdim. Lise yıllarında okumuştum ilk defa ve zaten eski mısır zamanına hayran olan benin zihninde muhteşem bir yer bırakmıştı. Tabiki hafızam zamanın azizliğine uğrayarak bazı kısımlarını silmiş. Yanlış hatırladığım yerler olduğunu fark edince zaten kitaplığımdan ayırmadığım seriyi bir daha okuyayım dedim ve her güzel şey gibi o da bitti.



Ramses'in gençlik yıllarından başlayan kitap firavun oluşuna, evliliklerine, taht çatışmalarına, kıskançlıklara, Kadeş savaşına, Truvaya, Homerosa, Musa'ya ve yalnızlık ve ölüme kadar tüm hikayesini ele alıyor. Akıcı bir dili olan yazarımız sayesinde kendimi Ramses zamanının mısırında biri gibi hissettiğim.



Kitabı okurken en çok arzu ettiğim şeyler Ramses'in arkadaşları gibi arkadaşlara sahip olmak ve Nefertari gibi bir eşe rast gelmem oldu. Otobüste Ramses'in ölüm sahnesini okuduktan sonra gözlerimin dolması ve çevredekilerin tuhaf bakışları ilginç oldu tabi ama buradan kitaptaki karakterlere nasıl bağlana bileceğinizi anlamalısınız. Her ne kadar kitap biraz daha hayali bir dünya yaratmış olsa da Musa'nın mucizelerini bilimsel bir olay olarak alması açıkça hoşuma gitti eh tabi ki bu noktada Mısır tanrılarının da olaylara müdahale ediyormuş gibi görünmesi biraz fantastik kalmış diyorum.


Zamanınız olduğunda  beş kitabı da sırasıyla okuyun, biraz tarih biraz rüya güzel bir dünya! 


27 Eylül 2014 Cumartesi

Kısa Animasyon Filmler

Animasyon filmlere bayılırım, ama son zamanlarda sinemada bek güzelleri çıkmıyor. En son Efes'e giderken trende izlediğim  o komik kısa filmlerden sonra animasyonlara takmış durumdayım. Boş zamanlarımda oturup onları izliyorum. Sizlerle de bir kaçını paylaşmak isterim;


Trende izlediklerimden biri birde kuşlar ve yuvarlak hayvanlar vardı :D



Bazı sabahlar kalkarken benimde başıma böyle bir şeyin geldiğini düşünüyorum.




Buradakilerde tam manasıyla benim hayatım :D




Apple Tree

Girls are like
apples on trees. The best
ones are at the top of the tree.
The boys don't want to reach for
the good ones because they are afraid
of falling ad getting hurt. Instead, they
just get the rotten apples from the ground
that aren't as good, but easy. So the apples
at the top think something is wrong with
them, when in reality, they're amazing.
They just have to wait for the right
boy to come along, the one
who's brave enough
to climb
all the way
to the top
of the tree.




Nette gezinirken rastladığım ilişkiler hakkındaki güzel bir betimleme.






14 Eylül 2014 Pazar

Hasta

İzmir'in havası hiç belli olmaz yarım saat güneşliyken bir bakarsın sağanak altında ıslanmışındır. Ben ıslanmadım amma ıslanan bir arkadaş hemen şifayı kapıp bana da bulaştırma özverisini gösterdi sağolsun. Bende de ne biçim bünye varsa mübarek hastalığı hemen özümsemişim iki gündür tam manasıyla hasta yatıyorum.



Bütün vücut fonksiyonları uyku modunda, sebze gibi yatıyorum. Uzun süre bilgisayar başında da kalamadığım için günler geçmek bilmiyor, hatta iki gündür uyku modunda yaşıyor olmama rağmen uyuduğum söylenemez çünkü öksürmek ve burun akıntısı beni benden almış durumda, hani akciğerleri kazara çıkarı vereceğim diye korkuyorum.

Ihlamur ve adaçayı can dost tabiki, yanına da ballı zencefilim var. Birde Vicks vardır bilir misiniz? Onuda sürdüm mü, biraz rahatlarım ama bu hastalıktan bir türlü kurtulamadığımı biliyorum. İki aya kalmadan yine başıma gelecek, yine yorgan döşek yatacağım.
Ah bir de pc başında uzun süre duramıyorum baş ağrısı dayanılmaz oluyor. 

Haydi bakalım biraz iyileşeyim görüşürüz,.. Kendinize iyi bakın :-)