Audrey Hepburn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Audrey Hepburn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Şubat 2013 Çarşamba

Güzel Kadın!

Herkesin zihninde bir tasvir vardır bunun üzerine sanırım. 
Bana sorsanız büyük ihtimalle hali hazırda bildiğim, tanıdığım birini söyler, aşağı yukarı onun gibi benim hayalimdeki güzel kadın derim. Herkesin tanımı farklıdır, Audrey Hepburn ise kendisine güzelliğinin sırrını soranlara;

"Çekici dudaklara sahip olma istiyorsanız, dudağınıza tatlı sözlerden başkasını dokundurmayın.
Güzel gözleriniz olsun istiyorsanız, güzel insanlarla göz göze gelin, gerçek dostlar edinip sık sık görüşün.
İdeal beden ölçülerine sahip olmak ve hep zayıf kalmak istiyorsanız, yemeğinizi yoksullarla ve açlarla paylaşın.
Alımlı saçlara sahip olmak istiyorsanız, çocuğunuzun en az günde bir kere onu okşamasına izin verin.
Dikkat çekici pozlar vermek istiyorsanız, yanınızda bilgelik ve tevazuyu alarak yürüyün, asla cahilce ve gururla yürümeyin.

İnsanlarında tıpkı elimizin altındaki eşyalar gibi, hatta onlardan çok daha fazla onarılmaya, yenilenmeye, bakım görmeye, gözden geçirilmeye ihtiyaçları vardır. Hiç bir insanı eskisi bozuldu, işe yaramıyor diye elden çıkarma hakkınız yoktur.
Hatırlayın, bir yardım eline ihtiyaç duyarsanız, kendi omzunuzdan kolunuza doğru göz gezdirin, dirseğinize ve bileğinize varın, işte orada bir yardım eli bulacaksınız.
Yaşlandıkça, iki elinizin olduğunu, birinin kendinize, diğerininde başkalarına yardım etmek üzere yanınızda hazır beklediğini fark edeceksiniz.

Bir kadının güzelliği giydiği elbisede, beden ölçülerinde ya da saçını tarayış biçiminde değildir.
Bir kadının güzelliği gözlerinden okunmalı, çünkü gözler kalbe, yani aşkın yaşadığı ülkeye giden kapıdır.
Bir kadının güzelliği yüzündeki benlerden değil, içinde sakladığı ruhundan okunur."



Aramızda kalsın bende öyle güzel birini seviyorum...


O bir Kraliçe!


O mağrur ve zarif!

Enchantment

Zarafet!



Ünlü film aktristi Audrey Hepburn'ün yaşam hikayesi.

Şimdiye kadar pek fazla biyografi okumadım, ama okuduklarımın en güzeli olduğunu söyleyebilirim. Donald Spoto gerçekten çok iyi bir iş başarmış ve adlarını duyduğumuz bir çok ünlü yıldızında hayatını kaleme almış. O kitapları da okumak için sabırsızlanıyorum. Çünkü anlatım tarzı, yapmış olduğu araştırmalar, kullandığı dil gerçekten çok iyi!

Audrey çok ağır, travmatik bir çocukluk geçirmiş. Babasının yaptıkları, ikinci dünya savaşının koşulları onu fazlasıyla yıpratmış. Fakat o amacından ve isteklerinden hiç vazgeçmeyip, hayallerinin peşinden koşturmuş. Kendisini beklenmedik bir anda müzikallerde sonrasında da beyaz perdede bularak günümüzdeki ününe kavuştu.

Aslında onun sevilmesinin gerçek nedenin onun içindeki iyiliğin ve duruşundaki asil zarafet in olduğunu düşünüyorum. Yazarın anlatımı da bu fikrimi destekler nitelikte. O her zaman kendi arzularıyla hareket etmiş ve kendi farklılığını dünyaya göstermiş. Ve birazda şansın kendisine güldüğünü söyleyebilirim. Aynı şekilde de bazı talihsizliklerde yakasını hiç bırakmamış. Aşk hayatında bir çok kez hüsrana uğramış, kendi küçüklüğünde yaşayamadığı o sıcak aile özlemini kendini adayacağı bir eş ve doğuracağı çocuklarla oluşturduğu yuvada gidermeyi düşünmüş. Fakat hayat o açıdan pek yüzüne gülmemiş, ayrılıklarla dolu bir kalp defteri olmuş...

Hayatının son yıllarında UNICEF gönüllüsü ve tanıtım yüzü olarak, dünyanın her yerindeki çocukların sağlık, eğitim, beslenme ve barınma ihtiyaçlarının giderilmesi için yardımcı olmuş. Gerekli olan bağlantıları, dayanışma toplantılarını gerçekleştirmiştir.

Ben kendisini ilk olarak Breakfast at Tiffany's  te Moon River şarkısını söyleyişiyle tanıdım.

İşte o video;




"Bir tarafım belki hep çocuk kaldı. ama bir yandan da, erkenden olgunlaştım. Çünkü genç yaşta acı ve korkuyla tanıştım..." Audrey Hepburn