17 Ekim 2015 Cumartesi

Zaman

Dünya dönüyor ve zaman hızla geçip gidiyor...
Ömrümüz nasıl akıp gittiğini anlayamadığımız saniyeler arasında bitiyor ve işte biz buna tüm yaşanmışlıklarıyla birlikte hayat diyoruz.

Tabi ki her insanın yaşam tarzı farklı ve kişiden kişiye değişebiliyor. Fakat henüz yirmilerin ortasındaysanız ve işiniz yok ve hala okumaya devam ediyorsanız. İşte orada ortaya çok önemli bir sorun ortaya çıkıyor 'para'. Neyse ki tüm hayatımı dara sokan bir durumda değilim ama yine de ayakkabının içine kaçmış minik bir taş gibi işimin olmamasını hissediyorum, çünkü istediğimi istediğim zaman istediğim şekilde yapamıyorum. Ve bu genel olarak her halime yansıyor sanırım.

Eh okulun yanında da sürekli boş olmanın verdiği sıkıntı, oyun sever biri olarak oyunun zaman kaybı olduğunu düşünecek kadar da stresli bir durumda olduğundan üzerimdeki gerilim bir nebze daha artıyor. Çünkü yıllar geçmiş ve elimde hiç bir şey yokmuş gibi hissediyorum. 

Kendime listelediğim bir sürü yapılacak iş koyduktan sonra hepsinin içinde kaybolmaya başlamıştım bir ara son haftalarda o karmaşıklıktan kurtuldum bir nebze. Artık işleri bitene kadar sürdürüyor veya parçalara bölüpte yapıyorum işte bu iyi geliyor. Planlı olmak iyi bir şeymiş, her ne kadar tam istediğim gibi gerçekleştiremesemde iyi :-)

Halbuki her şey yeni başladı, dersler ve beyin yorucu diğer aktiviteler ama benim şuan sanırım uzun bir tatile ihtiyacım var... Sevgilimle insanların çok olduğu bu kaotik ortamdan uzaklaşıp kafamızı sakinleştirip doğanın seslerini duyacağımız bir yerlere gitme isteği var içimde. Onun dizlerine kafamı koyup uyumak istiyorum belkide biraz gözlerimi kapatsam iyi gelecek tüm strese...


10 Ekim 2015 Cumartesi

Facebook ve Twitter

Gündüz meydana gelen patlama olaylarından ve ölümlerden sonra son yıllarda uygulanan sansüründe fütursuzca artması nedeniyle olduğunu aklıma getiren günümüzün en büyük iki sosyal platformuna ulaşamam gerçekten sıkıcı bir durum. 
Sanırım artık gelen tepkiler nedeniyle sansür işlemini mahkeme kararı yayınlamadan ve son yasa değişiklikleriyle TİB in eline verilen site kapatma uygulaması yeni bir boyut kazanıyor, sitelere ulaşım yavaşlatılıyor veya ulaşım portları kısıtlanıyor. Böylece resmi olarak yasak gelmemesine rağmen hiç kimse istediği gibi anında sosyal medyaya ulaşamıyor ve meydana gelen olaylardan uzak bihaber kısıtlı yayın yapan haber kanallarından öğrenmemiz istenen kadarını öğrenmemiz sağlanıyor.

Sonuç Facebook ve Twitter kapatılmadı, siz ulaşamıyorsunuz....

Neyse ki Türkiye medyasından daha çok ve ayrıntılı bilgiyi hiç bir sansüre uğramadan dünya medyasından alabiliyoruz. Yani Kuzey Kore'den pek bir farkı kalmayan kendisini dünya devi görmesine rağmen kıçı kırık kendi sorunlarını kendi başına çözemeyen, sürekli abilerini dinlerken altına yapıp üzerine oturan ve üzerine pişmiş kelle gibi sırıtan, insanları yoktan yere ölen orta doğu ülkelerinden birisiyiz...

Her bir şeyden yoksun bir halk olarak, ölümümüzü beklemekten başka çaremiz yok gibi duruyor çünkü ben Facebook ve Twitter yokken, hatta internet bile yokken ne yapıyordum akşamları onu bile hatırlamıyorum. Düşünün geçmişimden yoksun bir insan haline geldim bu ülkede...

Sanırım suç hepimizin!


27 Eylül 2015 Pazar

Dönem başlangıcı!

Ohhh bea!

Sonunda evdeyim, kendi çöplüğümdeyim. Evimizin içindeki yeraltındaki odamda ki kitap yığınlarının arasındayım. Yaz ayında bol bol gelmeme rağmen hala polonya ya gittiğim Şubat ayından beri hiç görmemiş gibi özlemişim. Çünkü burası benim ideallerim, hayallerim ve gerçekleştirmeyi hedeflediğim amaçlarımla dolu.


Yazın pek bir şey yapamadım. Zaten geç geldim Polonyadan eh birde üzerine yaz okulu onunda üzerine bahçe işleri derken her şey geciktirildi. Ertelendi, yapılamadı. Bakalım yeni dönemin farklı olacağını içimde hissediyorum, ki bundan sonra ki hiç bir yılın hayatımın üçte birinde geride bıraktıklarıma benzeyeceğini düşünmüyorum.


Uzun bir aradan sonra biricik sevgilime kavuşacağım yarın. İşte yazın son zamanların da en çok özlediğim o! Sevmek gerçekten garip, sevince insanın tüm duyuları o kişiye karşı iki kat hassasiyet kazanıyor sanırım. O kişinin minik jesti insanı mutluluktan havaya uçuruyor, onu özlemek hasretlerin en acısı oluyor, gülümsemesi içini ısıtıyor, hatası ise ölüme bedel oluyor ve insanı sürekli yaşama arzusuyla dolduruyor sevmek. Onunla geçirilecek bir an bile yetiyor bazen hiç yetmeyeceğini bilsen bile...

Özledim çok!




Bu arada to o listim çok kabarık! Nereden başlayacağımı bilmiyorum ama hepsine aynı anda başlamayacağımı biliyorum artık. Her şeyi bir programa oturtmak lazım! :)

Sağlıcakla kalın millet.

7 Ağustos 2015 Cuma

Aklın uçup gitmesi!

İnsanların genel hallerinden biridir tam bir şey yapacakken, yapacağı şeyi unutuverir veya söyleyeceği kelime dilinin ucuna gelir ve yok olur. Genellikle bu durumların en büyük sebebi kafamızın milyonlarca düşünceyle aynı anda uğraşmasıdır aslında. Beynimiz o kadar çok çalışma ihtiyacı duymaktadır ki aslında hiç düşünmediğinizi düşündüğünüz bir şey beyninizin içinde zihninizde sürekli tekrar işleme tabii tutuluyor.

Beynimizdeki tüm işlemler aslında atasözümüzde denildiği gibi 'Aklında kırk tilki dolaşır ama hiç birinin kuyruğu diğerine değmez' şekilde birbirleriyle hiç alakaları olmayan şekilde ama aynı yerde sürekli işlenirler. Fakat başta belirttiğim gibi olaylarda beynin içinden bir kısa devre olur ve aslında ön planda olan şey bir anda kısa süreli hafızamızdan silinir.

Tabiki benzer durumları etkileyen hastalıklar veya başka dış faktörlerde olabiliyor. Benim için en büyük etken sevgilim, nedenini hala keşfedebilmiş durumda değilim ama onun yanındayken tüm ilgimi o çekiyor, sanki duyargalarım dış dünyaya kapalı, o anda ve evrende sadece o varmış gibi! Durumun böyle olmasından çok memnunum açıkçası tabiki çoğu zaman çünkü yine tüm odak noktam onu düşünmek olduğundan bugün kafayı biraz çalıştıramayıp hep yürüdüğümüz yola saptık ve yürüyüşe devam ettik fakat çok büyük bir sorunumuz vardı yazın tam ortasında delicesine yağan yağmur. Sonuç ne oldu dersiniz sırılsıklam olmuş bir sıçandan hallice ikimizde... Ve benim aklıma yokuşun başında taksiye binmek aklıma bile gelmedi!!! Aklım nasıl öyle bir yok oldu hala çözemedim. Bu fikrin aklıma gelmesi ise onu eve bıraktıktan bir kaç dakika sonra soğuk yağmur damlalarının kafamdan aşağıya dökülmüş kaynar sular gibi gelmesiyle beraber oldu..



Neyse olan oldu ve umarım ikimizde hasta olmayız ama çok üzüldüm açıkçası. Sanırım onu çok fazla seviyorum ve onun yanında olmak tüm evreni kalbimde hissetmek gibi muazzam güzellikte! Bu da aklımın uçup gitmesine sebep oluyor. İnşallah bu hissiyatı hiç kaybetmeden aklımı da olması gereken yerde kafamın içinde tutabilirim.

Bu arada muhteşem bir gündü! İyi ki var! <3

5 Ağustos 2015 Çarşamba

Yazmaca-Karalamaca

Merhaba millet, uzun zamandır yazmamışım. Aslında sizin yazılarınızı da siz yazdıkça okuyorum ama pek yazma havamda değilim sanırım uzun zamandır. Özellikle de Polonya'ya gittiğimden beri kitap okumam ve aklımda milyonlarca düşüncenin olması bunun en büyük yan etkisi oldu sanırım. 
Daha yeni yeni kendime geliyor ve düzenimi oturtmaya başladım. Tabi ki bir taraftan da yaz okulumun olması her şeyin tuzu biberi oldu. Haftaya finalleri var bakalım neler yapacağım. Kafa dağıtmak içinde oyun oynamak için can atıyorum ama oyun oynamakta artık zaman kaybı gibi geliyor çünkü artık para birikimi yapmak zorundayım. Her ne kadar böyle düşünsem de öğrenci olmak, çalışmıyor olmak ve her an ortaya çıkan harcamalar insanı düşündürüyor. Fakat yakın zamanda gelir elde edebileceğim ufak bir işe girip akmasa da damlatacağım umarım :) 

Bu arada gitmeden önce yapmayı planladığım site planım vardı ama kendimi web tasarımı üzerine pek geliştirebildiğimi söylemeyeceğim. Bu yüzdende kendimi geliştirene kadar blog üzerinden kendi yayın arşivimi oluşturmaya devam edeceğim. Üzerine pek durmamış olduğum http://ggbilgi.blogspot.com.tr/  sitesinden kendi meraklarımı, benim çözümünü merak ettiğim ve uzun aramalar sonunda elde ettiğim bilgileri yayınlayacağım. Hem bana birikim, hem elimin altında tuhaf bir ansiklopedi, hemde arayanlara bilgi kaynağı olsun istedim. İlerde de bütün arşivi kendi bireysel siteme taşımayı planlıyorum bakalım.

Artık daha sık yazmaya çalışacağım. 
Görüşürüz dostlar, iyi akşamlar :-)