11 Ekim 2013 Cuma

Mim Duygu

Pe hito hiç kaçırmamış ve anında mimlemiş, bize de soruları doldurmak kaldı artık ;)


1-En çok incindiğin/kırıldığın kelime?
'Yapma!' özellikle de yaptığımın doğru olduğunu düşünüyorsam böyle denmesine incinirim arkadaş!

2-"Herkesin kullandığı bir kelime olur, ama senin için bir insan olur, o özel insan o kelimeyi kullanınca alınırsın" ne düşünüyorsun?
Sevdiğim kızın bana abi demesi gibi bir durum sanırım bu :D

3-Seni en çok duygulandıran şarkı?
Sevda ile ilgili türkülerin neredeyse hepsi benim sulugöz olmama yeter

4-Daha önce birisi geldi senden ikinci şans istedi sen de verdin ama buna rağmen yine bırakıp gitti... Şimdi ne yaparsın ne hissedersin?
İkinci şansa rağmen gittiyse zaten rahvan gitsin, bir daha dönüşü olmasın...

5-Nefret mi Aşk mı?
Nefret hiç değil ama 
sanki aşkta değil çünkü sonu hep hüsran oluyor hep yüz üstü bırakılıyorum. Aşk suç bu diyarlarda!

6-Birinin kalbini kırdığında nasıl gönlünü alırsın? 
Özür dilemek en mantıklısı

7-Nasıl ağlarsın bağırarak mı? İçine akıtarak mı?
Sessiz ve sakin...

8-En korktuğun şey?
Sevdiklerimi kaybetmek...

9-Ruhun sıkıldığında ne yapmayı seversin? Kendini nasıl sakinleştirirsin/dinlendirirsin?
Yürüyerek ve uyuyarak 

10-Bazen kızılmasından hoşlanırsın, peki en çok ne için kızılmasını seversin?
Muzipçe şakalar için tebessümlü kızmaları tercih edeyim ben :D

11-Şiir/Müzik/Öykü/Deneme?
Hiç olmadı şimdi! Ben oradakilerin hepsini seçeyim

12-En son ne için ağladın?
Çok oldu bea! Sevdiğim ile ayrıldığımıza ağlamıştım en sulusundan.

13-Birinden hemen etkilendiğin özellik?
Gözlerinin içindeki yaşam parıltısı, ortalıkta hep zombiler gezindiğinden pek fazla canlı insan yok ortalıkta.

14-Dayanamadığın şey?
Cirkeflik, haksızlık, yargısız infaz ve ülkemin günümüzdeki hali  :S

15-En sevdiğin duygu?
Sevmek, sevebilmek.... ;)


Takipçilerimi sırasıyla mimleyeyim zaten pek fazla yok ama onlar benim canlarım bana katlanıyorlar hatta okuyan başkası olursa onları da takip etsin lütfen :)

İşte mimlediklerim:

Gülnihâl-Ayrı değil birleşik
Anarşi (Zaten yapmış kendisi ama mimledim işte :D)
Dondurma Delisi

6 Ekim 2013 Pazar

Ne istiyorum ben?

Pek bildiği söylenemez, belki de çok fazla şey istiyorumdur. 
Bir yalı, 
araba,
bankada biraz para,
ekebileceğim minik bir bahçe,
alımlı, güzel sevgi dolu ve hamarat bir gelin annem için(kendim için istemiyorum bak ;) )
afacak iki tane velet.
tamamdır heralde, eh bir de uzun ve sağlıklı bir ömür hepimize...

Başka bir şey kalmadı. Daha ne isteyebilirsin ki mutlu olmak için 
Dünyayı yönetmek mi? Peh ne yapayım ben bu çivisi çıkmış dünyayı.
Halkın lideri olmak mı? Bu halk ancak yalancıları dolandırıcıları onları sefalete sürükleyenleri takip eder beni etmez...
Çok para sahibi olmayı, fabrikatör olmayı mı? Nereme tıkacam o parayı öteki tarafa giderken, fazlası hep sinir strestir o mübareğin!

Bak hayalim olan uzayda seyahat etmeyi gerçekleştirmek isterdim ama şöyle başka canlılarla tanışmak hoş olmaz mıydı?  Aldırmayın siz bana hayal gücüm çok fazladır benim.

En çok istenen şeyler gerçek olmazmış, öyle diyorlar çevredekiler. Tanımadığım insanlardan da duydum öyle hikayeler. Eskiden çok iyi bir sevgili isterdim! Artık vazgeçtim... Kimsenin duygularını inciltmek istemezdim, o yüzden içimde sevgi yoksa yaklaşmazdım bile birine, en iyi arkadaşım hep bana 'Paladin' der. Bende hep 'O kadar da değil sadece doğru insanı arıyorum' derdim artık demem heralde çünkü insanlar yanlışları görerek büyürler ve doğruyu görürler.

Aklımda hiç bir tarif bulundurmamışımdır ama bugüne kadar kendimi yakın bulduklarımın özelliklerine bakarak bir resim çıkarabilirim sanırım.

Artık ilk ilgilendiğim gözlerinde o sevgi ışıltısını görebilmek, yanılsaması bile olsun orada olsun,
Yanıma yakışacak güzellikte olsun( yanlış anlaşılmasın bu tipsiz bu güzel kızı nereden bulmuş demesinler ;) )
Çok konuşsun arkadaş! Konuşmayan kız hiç çekilmiyor ya
Kitap okumaktan, tarihten, tiyatrodan, klasik müzikten, müzikalden, operadan bilimum kültürel etkinlikten hoşlansın hatta beni kulağımdan tutup götürsün. Ben gitmeyi severim zaten ama tembelimdir üzerinize afiyet...
Bilgisayar oyunlarından da birazcık anlasın! Lütfen lütfen lütfen :)
Beni idare etsin ve içindeki çocuğu hiç öldürmesin ki bir ömür boyu eğlenip gülelim torunlara anlatılacak maceralar yaşayalım.

Beni soracak olursanız, ortaya karışık bir şeyimdir ama HIMYM Ted bildiğim bana en çok benzeyen dizi kahramanı gerisini siz düşünün...

Amma çok şey istiyormuşum lan ben! :/

İşte örnek kız arkadaşlar :P












5 Ekim 2013 Cumartesi

Sting

Sabah kalkarken zihnimde Police'den Every Breathe You Take çalıyordu. Oradan aklıma sırasıyla Sting parçaları gelmeye başladı. Favori müzisyenlerimden olan Sting'in en sevdiğim parçalarını sizlerle paylaşmak istedim, umarım beğenirsiniz ^.^

İşte beni anlatan parçası!





Ne zaman sokaklarda yalnız dolaşmaya başlasam dilime dolanır...




Ve favorim olan diğer iki parça






Eh hepsini de burada paylaşacak değilim :) 
Kulaklarınızın en fazla aşina olabilecekleri bunlar gerisi için YT:StingVEVO

Alarm

Öyle ortalıkta büyük bir alarm durumu yok tabi ki!

Önce benim uyandırma alarmım ki syl başladığımdan beri aynı ses: İNEK OBASI UYAN!!!  :D
Başka türlü uyanmıyorum arkadaş, ya da pantolonu giymeyi unutuyorum.
Güne başlarken enejinizin tamamen dolu olması için birebir :)

Bugün çalan ise hatırlatma alarmıydı, telefona kurmuşum ve olduğu gibi unutmuşum, çaldı; Tanışma günümüz!
Hatırlıyordum haliyle ama ayrılalı altı ay olmuş, ilk buluşmanın üzerinden iki yıl geçmiş. Şöyle bir gülümseyerek anımsadım, altında oturduğumuz biber ağacını oynadığımız mikado, tavla ve dominoyu. Hepsinde de yenilmiştim. Sonrasında geçen yıl çok zorlu, arkasından gelen diğer yıl ise çok güzel geçti.

Önceleri hiç kimseyle eğlenmediğim kadar onunla eğlenmiştim, çünkü insan yanında iyi hissettikleri varken mutlu olurdu. Artık olanların hepsi zihnimde çok güzel anılar olarak yer etti. İnsanlar ayrıldıktan sonra kötü anarlar ya o eskiden sevdiklerini, şimdi anlıyorum ki: Onlar içlerindeki kötülüğü yansıtıyorlar, ya o güzel anılarınıza ne oldu?

Alarmı hiç kaldırmadım, bıraktım önümüzdeki sene bir daha çalsın ve hüznün olduğu gün yerine hep kalbimin kıpır kıpır ettiği o ilk günü hatırlayayım. Neşeyle, gülümsemeyle ve güzel anılarla...


4 Ekim 2013 Cuma

İnziva

Teknolojik makineler gibi bizimde 'fabrika ayarlarına dönüş' özelliğimiz olsaydı güzel olurdu. Belki de zamanı geri alıp hiç bir şey yaşanmamış gibi devam etmek... Peki ya zamanı geri aldığımızda herkes olan her şeyi olduğu gibi hatırlasa? Zamanda geriye gitmiş olur muyuz?

Sanırım artık insanlardan sıkıldım! Çocukken daha güzeldi halbuki, koşa koşa insanların arasına dalar onlarla konuşur sohbet eder güzeldik. Şimdi bir topluluğun içine girdiğinde canlı bombamışsın gibi dehşetle bakıyorlar, konuşmaya kalksan..... boş ver. Bireyler nasıl bu kadar birbirine düşman hale geldi çok merak ediyorum, hiç tanımadığın, aynı dili konuşamadığın insanla çok rahat ve huzurlu bir şekilde iletişime geçebiliyorken en yakınlarınla aranda sıra dağlar var.

Yakın geçmişimden özlediğim bir şey var tam bir yıl öncesindeki gibi olsa güzel olurdu. Hani o sohbet var ya işte ben onu özledim aslında, şimdi sadece iki yabancı. Birbirine kan davalılar kadar yakın olan bir arkadaşlık düşünün işte öyle, gerçi ben öyle olmam heralde iki lafın belini kırsak ama 'selam' vermeye çekiniyorum ya o hiç umursamıyorsa diye! Günler ayları kovalar aylar yılları, sonra zaten kim kimi arayacak ki...  Ah bea! Bir kahvenin kırk yıl hatırı var derler eskiler, kahve içmeyi özledim.

Yaz güzel bitti ama sonbahar yine yaprakları döktü, artık inzivaya çekilme vakti!